Ana SayfaPortfolyoWebLogGaleriDiğerleri
 
Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletinin akıbetini hayal eder, günün birinde osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı, diye düşünmeye başlar.

Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi'ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendi'ye gönderir.

Gökteki Şato - Burak Gürbüz

Gaziantep'ten son gelişimde uçaktan çektiğim bir görüntünün üstüne eklediğim bir kaç küçük unsurla bu çalışmayı elde ettim. Umarım beğenirsiniz.

http://www.fotokritik.com/705734 adresinden izleyip yorumlayabilirsiniz. 

Bazen kendime şaşırıyorum. Millet gider Mersin'e, ben giderim tersine. İlla ki Kandıralı olacam, illa ki aykırı olacam. Aykırı olmak için uğraştığımdan değil, Allah yapısı. Beni biraz uyuz yaratmış galiba, çocukluğumdan beri normal olmayı başaramadım.

Sevgili ziyaretçilerim ve arkadaşlarım,
Siteme yeni bir bölüm açtım bugün itibariyle. Bölümün adı Dinleme Yeri. Bölüme buradaki linkten veya Diğer menüsü altındaki Dinleme Yeri linkinden ulaşabilirsiniz.

Bu bölümde kendi kayıtlarım veya paylaşmak istediğim parçaları bulunduruyorum. Size ise kolayca mp3 player aracılığıyla dinlemek kalıyor. Yorumlarınızıysa iletişim bölümünden iletirsiniz şimdilik Gülümseyen Yakında daha güzel bir arayüz ve her parçaya yorum ekleme olanağı ile düzenlenmiş olacak.

Hadi iyi dinlemeler, esen kalın Göz kırpan

Ahir zaman mı geldi, ne oldu? Kafamı nereye çevirsem, bir dengesizlik, bir saçmalık, bir abukluk başını almış gidiyor. Herşeyin, herkesin, her yerin dengesi bozulmuş. Bir süre sonra kafanın şalterleri atıyor, anormal duruma alışamadığı için psikopata bağlamak zorunda bırakıyor insanı.

Dengesizliklerin bir sürü örneği mevcut elimizde: ilki kız-erkek ilişkileri.
Eskiden kız kaçar erkek kovalardı. Kızlar naz yapar, işi yokuşa sürer, seçici davranır, ağırdan alır, kendini ağırdan satardı. Şimdiyse bakıyorum, erkeklerin peşinden koşuyorlar. Herşeyi kendilerine hak gören kız tipinden tut da, namuslu ayaklarına yatıp her haltı rahatlıkla beceren kızlara kadar envaisi mevcut elimizde.

Neler oluyor bilmiyorum, anlamıyorum, anlamak da istemiyorum. Hayat devamlı aynı döngüye girip, önümüze devamlı farklı görünen ama aslında birbirinin aynısı olan pilavları sunmaya devam ediyor. Çok enteresan bir şekilde, aynı imtihanı aynı şartlar altında farklı kişiler aracılığıyla farklı zamanlarda karşımda buluyorum.

Aylar önce ikinci kez tövbe ettiğim bir sınavdan, üçüncü kez neredeyse başarısız oldum. Yine aynı ruh halinde, yine aynı ortamda ve şartlarda, yine aynı yaklaşımda yine aynı şekilde kandım o hileli sorulara. Yine küçük kırıntılar yüzünden büyük hayallere kapılıp büyük hüsranlara yelken açtım.

Fakat tek bir sebebi var bunların: BEN. Zayıflığım, saflığım, düşüncesizliğim, basiretsizliğim ve en önemlisi ders almayışım yüzünden yine kendime zarar verdim. Peki ne için? Güzel birşeyler olur umudu beni sardığı için. Yani başka bir değişle iyi niyetim, hayallerim için. Elime ne geçti, hüsran...

Fakat kimseye kızmıyorum, eskiden kendime kızardım, artık kendime de kızmıyorum. Çünkü biliyorum ki bu sefer ders aldım. Bu sefer bazı şeyleri değiştirebilirim. Kendimi kandırmıyorum, hep insanlara 3 şans verirdim, kendime de 3 şans verdim. Mario bile 3 hakla oynanıyordu, ben de kendime o kadarını çok görmedim yani Gülümseyen  Ama inşallah bu sefer kesin çizgileri, sınırları çizdim. Lütfen benden kimse desteklerini esirgemesin, yorumlarını esirgemesin. Çünkü her türlü gazlara muhtacım Gülen Bana şans dileyin, dua edin ve destek verin Gülümseyen

Allah'ım, bir insan bu kadar çok fonksiyonlu bir mutfak robotu olabilir! Dün işe gittim, patronun isteği üzerine fotoğraf makinamı da aldım yanıma...


BurakGurbuz.com | Kişisel Portfolyo | Blog | Galeri | bblog PHP v5.00 | Tüm hakları saklıdır. İzin alınmadan kopyalanamaz