Tahliller kategorisine yazmışım ve 140 kez okunmuş.
Bu dünya çok değişik, çok enteresan bir gezegen dostlar. İnsanların kimisi ağlarlar, sana dert yanarlar ama aslında büyük sandıkları o dertleri hiçbir şey değildir. Ama kimi insanlar vardır ki, ağlamazlar, yüzlerinde devamlı tebessüm vardır.
Ama o gülen yüzün arkasında birçok derdin yükü altında ezilmemek için direnen, elindeki imkanlarla yetinen, mutlu olmaya çalışan birisi vardır. Derdi çoktur ama, bu kendisini ilgilendirir. Mecbur kalmadıkça kimse de bilmez onun dertlerini.
Bazen düşünürüm: acaba derdini belli etmek mi iyi, yoksa kalender olup kimsenin bilmesi gerekmez diyerek içine atmak mı iyi diye. Aslında ikisinin de iyi ve kötü yanları var.
Ağladığın zaman, yani derdini söylediğin zaman nadir de olsa karşına çıkan iyi bir insan sana yardım etmek için birşeyler yapabilir. Fakat bu küçük bir ihtimaldir. Ayrıca zaten sana zor dayanan, veya onun için çok birşey ifade etmediğin kimseleri kendinden uzaklaştırmış olursun.
Diğer yandan kalender insan olup, derdini kendine saklar, gururunla yola devam edersen, bu sefer de birisinin yardım etmesini beklememen lazım. Çünkü yüzü gülen bir insan için şunu söylerler her zaman: "ne güzel, hep gülüyor, derdi yok bunun galiba". Aslında haklılar da...
Çünkü eğer yüzün gülüyorsa kimse "bu adam ne kadar mutsuz yahu" demez :)
Fakat ikincisinin sana getirdiği fayda, onur ve gururdur. Eğer senin için değerler çok önemli ise, tek seçeneğin var: gülmek ve devam etmek.
Hayat değişik dedim ya, işte bu da bir ikilem. Acaba hangisini yapmak lazım? Bu sorunun cevabı soruyu nasıl sorduğuna bağlı:
Eğer soru "Hangisi daha doğru" ise tabi ki gülmekten yanadır cevap.
Fakat soru "Hangisi pratikte daha faydalı" ise diğer seçenek, ağlamak daha ağır basıyor.
Umarım kimse bu soruları sormak zorunda kalmaz, soranlara da Allah'tan sabır ve yardım diliyorum.