Ana SayfaPortfolyoWebLogGaleriDiğerleri
 

İngilizce başlık atmayı sevmiyorum ama şu anda içimden gelerek uzun zamandan beri ilk kez bu şarkıyı dinliyorum. Uzun zamandır ilk kez içimi dökmek isteği var. Sanırım birikti birşeyler...

Garip bir şekilde insanlar her zaman senin kendilerine uymanı beklerler. Tıpkı bir çınar gibi senin yolunun tam ortasında dururlar ve "geçeceksen kıvrıl geç" derler. Sense onlara "hay hay" deyip kıvrılır geçersin. Alttan alırsın, değişir, esnersin. Karşıdaki adam çınar ya, o asla esnemez. Dünyanın merkezidir. Tek dediği "değiş, eğril, bükül, değiş, değiş, değiş!" olur. Sen iyi bir insan olmak için, kişiliğindeki bazı eksik özellikleri kapatmak için, daha katlanılabilir bir insan olmak için denileni yaparsın. Ta ki esneme sınıra gelip de durana kadar, sen davul derisi gibi patlayana kadar...

Patlarsın, gürler ve parlarsın. Karşı tarafa tepkini gösterirsin, o zamana kadar yaptığının aksine. İyilik yaramamıştır, kötülük zamanıdır. Gereken yerine getirilir pekala, fakat suçlu yine sensindir. Dengesizlik olarak adlandırılır hareketin. Çünkü alıştırmışsınıdır karşıyı iyiliğine, yumuşak yüzüne. Karşı da alışmıştır hep ezmeye değiştirmeye... Peki ne olur? Yine sensindir kaybeden kısa vadede. Hayat hep kısa vadeli kafalarla geçtiğinden bir de bakarsın ki yanlız kalmışsın o sevgili uzun vadeli kişiliğinle...

Yalınlığa iten yalnızlığımın soğuk algınlığında
Bitmiş acıların nasırlarında kaybolduğumu sanma
Zırhımı kuşanmış olsam da insanım ben de galiba
Vurucu sözlerimin ardında bir güneş doğuyor her sabah

Bölücü hayallerimin bölünmüşlüğünde bölündüm galiba
Sönücü duruşlarımın yanıcılıklarında yandım yine galiba
Titrek ışıkların titreşimlerinde buldum hayatı ben
Sana ihtiyacım yok beni terket hemen

Bırak elimi, meleğim misin yoksa azrailim mi?
Bırak kaderimi, rehberim misin yoksa katilim mi?

Saat de tam 17 olmuş rutubetli duvarlarımda
İkindi güneşi değiyor terden görünmeyen kavruk alnıma
Ayaklarım sürüyüp duruyor beni başka bir yanlızlığa
Bir ben kaldım kendime bir de ben galiba

Bölücü hayallerimin bölünmüşlüğünde bölündüm galiba
Sönücü duruşlarımın yanıcılıklarında yandım yine galiba
Titrek elimin titreşimlerinde buldum hayatı ben
Sana ihtiyacım yok beni terket hemen

Bırak elimi, meleğim misin azrailim mi?
Bırak kaderimi, rehberim misin yoksa katilim mi?

Gökteki Şato - Burak Gürbüz

Gaziantep'ten son gelişimde uçaktan çektiğim bir görüntünün üstüne eklediğim bir kaç küçük unsurla bu çalışmayı elde ettim. Umarım beğenirsiniz.

http://www.fotokritik.com/705734 adresinden izleyip yorumlayabilirsiniz. 

Of ki ne of... Şu sıkıntılı dönemlerde, herkes bir yandan işi, okulu, ailesiyle, envai derdiyle uğraşırken bir de üzerine bu tatsız konular çıktı başımıza. Neden? Nedeni çok basit aslında. İnsanlar yönetilmeye ihtiyaç duyuyor, bunu yapmak isteyen de bir ton insan devreye giriyor. O zaman ne oluyor, tabi ki çatışmalar.

Eflatun beni görseydi gurur duyardı heralde.
Her gün bir adım yanımda ama bin kilometre uzağımda.
Her gördüğümde yüzüm güler ama gözlerim buğulanır.
Her aklıma geldiğinde heyecanlanırım ama hiç bir şey belli edemem.
Her konuşmamda elim o kelimeler yazmak için çırpınır ama aklım mani olur.
Her görüşmemde arkadaşımdır ama görüşme bitince bir tanemdir.
Eflatun beni görseydi gurur duyardı, eminim...
One day, this dream will come true
One day, you will recognize me
One day, the love will bind us
One day, you will say that you love me
One day, we will walk together
One day, we will be body, one soul...
Sanırım o güzel, mutlu, neşeli hallerim gene geride kaldı. Şu an Nilüfer'den Söyle Buldun mu şarkısını dinliyorum. Şarkının sözleri beni daha da kötü etmesine rağmen, çok güzeller. Malesef beni anlatıyor nakarat bölümü:
"Söyle buldun mu aradığın aşkı söyle
Yoksa yalnız mısın sen yine
Benim gibi boynu bükük
Gözü yaşlı tek başına"
Acaba nereye kadar böyle devam edecek diye merak ediyorum. Ama sanırım bu kader değişmeyecek. Boyun eğmekle yetiniyorum sadece...

BurakGurbuz.com | Kişisel Portfolyo | Blog | Galeri | bblog PHP v5.00 | Tüm hakları saklıdır. İzin alınmadan kopyalanamaz