Bu yaz güya interrail ile Avrupa turu yapacaktım. Pasaport aldım, fotoğraf çektirdim. Hayaller kurdum, paralar biriktirdim, millete duyurdum gidiyorum diye.
Aylarca yaptığım maddi ve manevi hazırlıktan sonra ise ne oldu? Bilinmeyen (aslında bilinen) güçler sayesinde dolar ve euro (avro değil o yuro!) fırlayıp aldı başını gitti. Sonuçta ne oldu? Aşağıda listeleyelim:
- İnterrail maliyeti 2000 YTL den 2600 YTL ye fırladı. (benim için negatif)
- 200 YTL pasaport harcı ve 10 YTL fotoğraf parası bi tarafıma girdi (benim için negatif)
- İthalatçının şemsiyesi girdiği yerden dolayı açılamıyor (ülke için pozitif, ithalatçı için negatif)
- İhracatçı göbek atıyor (ülke için pozitif, ihracatçı için pozitif)
- € ve $ ın anasını ağlatan güçler göbek atıyor (kimin için iyi kimin için değil bilmiyorum)
- Ülkedeki belli başlı yerler eğer ders aldılarsa, artık ithalata bağlı ekonomiden vazgeçilir belki diye ümit ediyorum (tamamen bir muamma)
Gördüğünüz gibi konuya elimden geldiğince polyanna açısından baktım. Umarım bu son zamanlardaki ikinci devalüasyon bize öbürü gibi bir hezimet, bir yıkım yerine yapıcı bir etki yapar da vazgeçeriz artık şu ithal mal çılgınlığından. Biraz da üretelim yahu!
kardeşim bu şekilde hayallerin suya gömülüşü gerçekleşen hayallerinin senin için önemini anlamanı sağlar ....