Son zamanlarda benim de dahil olduğum bir çılgınlık aldı başını gidiyor Heroes adıyla. Sürükleyici hikayesi, harika görüntüleri ve çekici bilim kurgu ögeleriyle bezenmiş bir dizi ve çizgi roman Heroes.
Kolay kolay her dizi veya filmin fanatiği veya takipçisi olmam, fakat eğer yukadıraki özelliklere sahipse benim için sihirli formülü kullanmış demektir o dizi. Dün itibariyle final sezonu Amerika'da yayınlandı ve ben de tabi ki hemen izleyiverdim.
Son zamanlarda gerek yaşadığım olaylar, gerekse de genel hayal görüşüm gereğince, bu dizide bir çok çıkarımda bulundum. Bunlardan en önemlisi ise DOSTLUK kavramı. Öyle ki, dostunun öleceğini biliyorsan, ve bunu düzeltebilecek güce / beceriye sahipsen, ama korkaksan, bunu aşabiliyorsan, işte o zaman dostluk kavramını karşılıyorsun demektir. Aynen bunu karşılayan karakter ise dizideki Hiro Nakamura.
Dizinin başında, fantastik bilim-kurgu fanatiği, süt çocuğu, vasıfsızlıktan kurtulmaya çalışan halim selim bir karakterdi Hiro. Olaylar gelişti, yetenklerinin farkına vardı ve geliştirdi, geleceği gördü, ponpon kızı kurtardı, bir çok gerçeği öğrendi, en yakın dostunun öleceğini öğrendi ve bunu değiştirmek için kendinden vazgeçmeyi dahi göze aldı.
O korkak, kendine güvensiz halinden sıyrılıp bir kahramana dönüştü dostluk için. Dünyayı kurtarmak için çok tehlikeli birisini öldürmeyi göze aldı, öldürdü de. Aslında dünyayı değil dostunu kurtarmaktı amacı, kurtardı da. Benliğinden vazgeçti, içindeki sevgi için, dostluk için kişiliğini değiştirdi. Kalbini çıkarıp bir kenara koydu.
Bunun karşılığını nasıl alacak bilmiyorum, ama benim gibi olmayacağı kesin. Sonuçta bu bir bilim-kurgu değil mi
En ekstrem durumlar, en ekstrem kötüler, en ekstrem iyiler ve en ekstrem dostluklar. Hep iyimser insanların aradığı şeyler. Fantastik evrenler bu yüzden güzel aslında, aradığınız, bulamadığınız ve ümitsizliğe kapıldığınız bir anda kendinizi koyduğunuz bir evren. Hiro da bu evrenin bir parçası ve benim aradığım dostluk kavramını karşılayan bir karakter.
Belki de vardır dünyada böyle dostlar, ama varsa bile aptal olarak nitelendirildiklerine eminim. Hele ki modern insanların bu konuya yaklaşımlarını göz önüne alınca. Fakat bu işin kolay bir yolu var. Dost mertebesine Allah'ı koyunca tüm problem çözülüyor. Seni kazıklamayan, sana kucak açan, seni hep dinleyen, sana CEVAP VEREN, seni sevindiren, üzüldüğün zaman mükafatlandıran, iyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta hep yanında olan bir tek varlık O! Umarım O'nun dostluğunu hak edebilirim ben de. O zaman gerçek mutluluğa erişmişim demektir. Benden haber alamazsanız bilin ki nirvanaya erdim arkadaşlar 
olum tahammül edemediğim tek karakter bu lan. yatta!!! ayrıca nathan petrelli kurtardı sayılır dünyayı :)