Ana SayfaPortfolyoWebLogGaleriDiğerleri
 
Ne oldu bu dengelere?

Ahir zaman mı geldi, ne oldu? Kafamı nereye çevirsem, bir dengesizlik, bir saçmalık, bir abukluk başını almış gidiyor. Herşeyin, herkesin, her yerin dengesi bozulmuş. Bir süre sonra kafanın şalterleri atıyor, anormal duruma alışamadığı için psikopata bağlamak zorunda bırakıyor insanı.

Dengesizliklerin bir sürü örneği mevcut elimizde: ilki kız-erkek ilişkileri.
Eskiden kız kaçar erkek kovalardı. Kızlar naz yapar, işi yokuşa sürer, seçici davranır, ağırdan alır, kendini ağırdan satardı. Şimdiyse bakıyorum, erkeklerin peşinden koşuyorlar. Herşeyi kendilerine hak gören kız tipinden tut da, namuslu ayaklarına yatıp her haltı rahatlıkla beceren kızlara kadar envaisi mevcut elimizde.

Erkekler posta koyan, yol veren, kaçan olmuşlar. Hazır kızlar pantolon giymişken, bize de tayt mı giydirecekler diye merak ediyorum doğrusu. Çünkü her yanımızı dominant teyzeler sarmış vaziyette. İşte başarılı, aşkta başarısız, bol para kazanıyor, 40 yaşına gelmiş hala bekar. Eskiden erkeği tasvir ederdi sadece bu profil, ama artık iki cinsi de tarif ediyor.

Hani tamam, kızlar aptal olsun, elimize baksın ve sair gibi bir şeyi istediğimden söylemiyorum. Fakat sırf şu Hande Yener insanının yaptığı şarkılar bile gıcığıma gidiyor. "Artık daha güçlüyüm, seni döverim, aklını alırım, gözünü morartırım, üzgünüm, kart atarım, tekme atarım kapı önüne koyarım..." gibi ve daha bilmem kaç tip aynı amacı taşıyan şarkı sözüyle dominant bir ezik profili çiziyorlar nedense. Hak veriyorum aslında, yıllarca ezildiler, ama akıllı kadın kendini zaten ezdirmez, erkek yöntemleriyle değil kadın yöntemleriyle çözer işi.

İkinci örnek: doğa dengeleri.
Millet iyiden iyiye tırsmış vaziyette, fakat hiç birisi hala eski aptallıklarından vazgeçmeye niyetli değil malesef. Su yok, kesinti olacak diyorlar televizyonda bangır bangır, bizim iki komşu hiç iplemeden çekmiş hortumu bahçeyi ve binanın duvarlarını suluyorlar. İki ay sonra içecek su bulamayacaklar, bizi de susuz bırakıyorlar üstüne üstlük.

Yağmurlar iyice dengesizleşti. İstanbul eskiden bol yağış alırdı. Karadeniz ikliminden etkilenip yaz yağmurlarına maruz kalırdı. Fakat artık onlar da yok. Yağmurlar bir yere hiç yağmıyor, sonra gidip başka bir ücra köşeye selleme yağıyor, milletin evi sular altında kalıyor. İşin ironik tarafı, sel altında kalan yerler Amerika, İngiltere gibi sera gazını destekleyen milletler.

Allah' ın hikmetinden sual olunmuyor hakkaten de.

Üçüncü örnek ise çocuklar.
Kuzenimle konuşurken sanki 13 değil de 20 yaşında bir adamla konuşuyorum. Olgunluk olarak değil, zekasını kıvraklığı, hazır cevaplığı bana böyle bir his veriyor. Benden çok küfür biliyor, benden daha hızlı konuşuyor, öyle cevaplar verip öyle laflar ediyor ki, bir an kendimi gariban hissediyorum.

Ha bir de, hükümran, buyurgan veletler oldu bunlar artık. Bir şeyi isterken rica, yalvarma, tatlı sözler filan yok. Emrediyorlar, olmadığı zaman terörist moduna girip ortalığı yıkıyorlar. Tabi anne babaları da "uykusu geldi yumurcağın" şeklinde bir ifade sarf edip sallayıp sırtlarına atıyorlar. Çocuğa terbiye denilen şey hak getire... Allah sonumuzu hayır ede Gülen

Aslında liste uzayıp gider, fakat ben temel sorunlar üzerinde yoğunlaşmak istedim. Çünkü bunlar en çok etkileyen şeyler toplumu. Düzeleceğini zannetmiyorum bu evrimin, fakat yetkililere sesleniyorum: YOZLAŞMAYAN TOPLUM!

01.8.2007 tarihinde, saat 11:45 sularında yazmışım
Yorum Sayısı: 2
Tahliller kategorisine yazmışım
290 kez okunmuş.
Yazılan Yorumlar
1

ne olmuş bu dengelere,,,elinize gönlünüze sağlık bende aynısını düşünüyorum,kıyamet alameti olsa gerek dünyanın sonu geldi.....başını ne tarafa çevirsen haram dolu... müslümnlık nerde bizden geçmiş insanlık bil, alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile, kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir,müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir... mehmet akif bu güner için yazmış olsa gerek...

yıldız | 03.08.2007 00:18
2

:) aynen dediğiniz gibi bugünler için yazmış galiba. her ne kadar bazılarımız gözümüzü açsak da, çoğumuz hala körleme yaşıyoruz. hatta kendimize onca zamandır yalan söylüyoruz ki, kendimiz inanmışız o yalanlara. kendi kafamızda oluşturduğumuz koca bir faunusun içinde balık gibi yüzüyoruz, herşeyi kendimize hak - mübah görüp, herşeyi yapıyoruz. Allah sonumuzu hayrede...

Burak | 03.08.2007 00:22
Yorum Yazın
Aşağıdaki form aracılığıyla bu yazıya yorum yazabilirsiniz. Lütfen işaretli alanları boş bırakmayınız. E-posta adresiniz sadece doğrulama amaçlı olarak isteniyor. Sitede kesinlikle yayımlanmayacak ve üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra sitede yerini alacaktır.






BurakGurbuz.com | Kişisel Portfolyo | Blog | Galeri | bblog PHP v5.00 | Tüm hakları saklıdır. İzin alınmadan kopyalanamaz