Ana SayfaPortfolyoWebLogGaleriDiğerleri
 
Yozlaşmaya 5 kala

Son zamanlarda yeni kiraladığımız evi düzenlemek için Anadolu Hisarı'na gidiyorum sık sık. Malum uzun yol, 3 vasıta. Her zamankinden çok insan görüyorum yolda. Ve aslında, daha da fazla üzülüyorum malesef.

Normalde en mazbut kesimin oturduğunu sandığım Üsküdar'dan bindiğim otobüsle yolculuk ederken, bir çift biniyor ve oturuyor yakınımda bir koltuğa. Başta konuşuyorlar normal normal, derken biraz yakınlaşıyorlar, derken sonra iyice abartıp kafamı o tarafa çevirmemeye kendimi zorlamaya itiyorlar. Etrafta bakan var mı, ayıp mı, günah mı diye düşünmek akıllarına dahi gelmiyor. İşlerine bakıyorlar, bir Allah'ın kulu (ben de dahil) bir şey diyemiyor malesef.

Hani giderken böyle birşey oldu, sinirim bozuldu, kafamı çevirdim, peki ya dönerken aynı hadise başka bir çift tarafından yine olursa ne yapayım? Resmen patlama noktasına geliyorum. Çok sinirlenmeme rağmen yine hadise çıkmaması için susuyorum, kalbimle buğz etmekle yetiniyorum. Fakat orada keşke yeterli kudretim olsa da onlara yaptıklarının yanlışlığını anlatabilsem. Fakat hidayet Hakk'tandır diye susup sadece dua edebiliyorum.

İşin kötü yanı nedir biliyor musunuz? Bu davranışları sergileyenlerin çoğu ailesinden bunun ahlakını almış, yaptıklarının ciddiyetini bilen insanlar. Yakın tanıdıklarımdan böyle şeyler yapanlar olunca onlara söylediğim zaman yanlışlığı, "ah abi biliyoruz da ne yapalım işte" demekle yetiniyorlar. Bu beni daha çok yaralıyor.

Fakat bir önceki yazıda yazdığım hadise bununla ilintili, insanlar tepkilerini dile getirmekten korkar bir hale geldiler bu güzelim ülkede artık. Müslüman çoğunluğa sahip bu ülkede bu hallere düşeceğimizi Yahya Efendi zamanında görmüş. Ah keşke önlemini de alsaymışız zamanında...

30.8.2007 tarihinde, saat 16:47 sularında yazmışım
Yorum Sayısı: 2
Tahliller kategorisine yazmışım
250 kez okunmuş.
Yazılan Yorumlar
1

Aktarmayı bu yüzden kaldırmışlar.) Haftaiçi her gün Hisar-Bahçelievler istikametinde gidip gelen bir şahıs olarak samimiyetle şunu söyleyebilirim Önce kendimize bakmalıyız. Kalbimin temiz olduğunu düşündüğüm anlarda emin ol böyle sahnelerle karşılaşmıyorum. (mahsun olmak) Mahsun olmak ne demek ; günahlardan koruyan bir Yaratanımız var demek . Biz eğer hakkını verirsek buğz etmek zorunda bile kalmayız...

Veyso | 02.11.2007 01:04
2

Ben günahkar olmadığımı söylemiyorum. Sadece bu gibi şeylere bakıp, buğz edip, kendimi sakınıyorum öyle şeylerden. Çok dolduğum zaman da gelip kendi sitemde içimi döküyorum, o kadar. Herşeyin düzeltilmesinde insan kendisinden başlamalıdır, buna da katılıyorum. Fakat onların fesatlığı benle alakası olan bir durum değil diye düşünüyorum.

Burak | 02.11.2007 01:03
Yorum Yazın
Aşağıdaki form aracılığıyla bu yazıya yorum yazabilirsiniz. Lütfen işaretli alanları boş bırakmayınız. E-posta adresiniz sadece doğrulama amaçlı olarak isteniyor. Sitede kesinlikle yayımlanmayacak ve üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra sitede yerini alacaktır.






BurakGurbuz.com | Kişisel Portfolyo | Blog | Galeri | bblog PHP v5.00 | Tüm hakları saklıdır. İzin alınmadan kopyalanamaz