At verir meydan vermez, meydan verir at vermez...
Çok şükür son zamanlarda işler tıkırında... gibi görünse de aslında bir bakıma da değil galiba. Hayal ettiğim şeylere kavuşurken bazı hayal ettiğim şeylerden vazgeçtim aynı zamanda...
Bazı şeyler uzaktan güzeldir hani, onu tanımadan, hayal ettiğiniz gibi seversiniz. Ona yaklaşıp da birazcık öğrendiğiniz zaman onu, hayal kırıklığına uğrarsınız, "hadi ya, hiç de hayal ettiğim gibi değilmiş" dersiniz... Bunu yaşadım sanırım yakın zamanda.
Hani bir söz vardır: Allah at verir, meydan vermez; meydan verir, at vermez diye. Tam beni anlatıyor kanımca
Örneğin eskiden hayal ettiğim teleskopu almam imkansızdı mali sebeplerden dolayı. Ne oldu? İşe girdim, para kazandım, biriktirdim, ayırdım, ettim, düşündüm ve hayalimden öte bir teleskoba kavuştum, peki ne oldu? Okul ile işi aynı anda yürütmenin bedelini ödüyorum, teleskobumu sırtlayıp da haftasonu bir şehirdışına çıkıp karanlıkta gözlem yapamıyorum.
Bu duruma müzik, fotoğrafçılık ve sosyal hayatı da katabiliriz. Eskiden maddiyatı düşünüp interrailden pahalı diye vazgeçerken, şimdiyse yazın işi nasıl yapıp da interraile gidebilirim diye düşünüyorum. Gördüğünüz gibi eskiden meydan vardı ama at yoktu, şimdiyse at var, meydan yok onu koşturacak 
Belki de çok şey istiyorum hayattan ve Allah'tan... Ama kul istemeli ki Allah versin değil mi
Bazen sıkıntılı dönemler geçirsek de er ya da geç Allah bize bir mükafat veriyor. Kimileri üzüntülerinin sonucunda hayallerinin ötesinde bir imkana nail oluyor, kimileriyse rahat rahat yaşamanın bedelini ileride ağır ödüyor. Benim durumum nasıl olacak bakalım...
Henüz bu yazıya yorum yapılmamış.