Ana SayfaPortfolyoWebLogGaleriDiğerleri
 
Life's Like a River

İngilizce başlık atmayı sevmiyorum ama şu anda içimden gelerek uzun zamandan beri ilk kez bu şarkıyı dinliyorum. Uzun zamandır ilk kez içimi dökmek isteği var. Sanırım birikti birşeyler...

Garip bir şekilde insanlar her zaman senin kendilerine uymanı beklerler. Tıpkı bir çınar gibi senin yolunun tam ortasında dururlar ve "geçeceksen kıvrıl geç" derler. Sense onlara "hay hay" deyip kıvrılır geçersin. Alttan alırsın, değişir, esnersin. Karşıdaki adam çınar ya, o asla esnemez. Dünyanın merkezidir. Tek dediği "değiş, eğril, bükül, değiş, değiş, değiş!" olur. Sen iyi bir insan olmak için, kişiliğindeki bazı eksik özellikleri kapatmak için, daha katlanılabilir bir insan olmak için denileni yaparsın. Ta ki esneme sınıra gelip de durana kadar, sen davul derisi gibi patlayana kadar...

Patlarsın, gürler ve parlarsın. Karşı tarafa tepkini gösterirsin, o zamana kadar yaptığının aksine. İyilik yaramamıştır, kötülük zamanıdır. Gereken yerine getirilir pekala, fakat suçlu yine sensindir. Dengesizlik olarak adlandırılır hareketin. Çünkü alıştırmışsınıdır karşıyı iyiliğine, yumuşak yüzüne. Karşı da alışmıştır hep ezmeye değiştirmeye... Peki ne olur? Yine sensindir kaybeden kısa vadede. Hayat hep kısa vadeli kafalarla geçtiğinden bir de bakarsın ki yanlız kalmışsın o sevgili uzun vadeli kişiliğinle...

29.8.2008 tarihinde, saat 00:55 sularında yazmışım
Yorum Sayısı: 0
İlham Geldi kategorisine yazmışım
262 kez okunmuş.
Yazılan Yorumlar
Henüz bu yazıya yorum yapılmamış.
Yorum Yazın
Aşağıdaki form aracılığıyla bu yazıya yorum yazabilirsiniz. Lütfen işaretli alanları boş bırakmayınız. E-posta adresiniz sadece doğrulama amaçlı olarak isteniyor. Sitede kesinlikle yayımlanmayacak ve üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra sitede yerini alacaktır.






BurakGurbuz.com | Kişisel Portfolyo | Blog | Galeri | bblog PHP v5.00 | Tüm hakları saklıdır. İzin alınmadan kopyalanamaz