Gitarlarla ilk tanışmam orta okul ikinci sınıfta oldu. O aralar Carlos Santana ile iyice rock müziğe, özellikle de gitar müziğine ısınmıştım. O albümü kaç yüz kere dinlediğimi hatırlamıyorum bile. Sırf bu yüzden bazı arkadaşlarım benimle dalga geçerlerdi hatta.
O adamın özellikle Smooth şarkısında attığı sololarda çıkardığı temiz, berrak ses ve harika melodilerin yanı sıra, sade tekniği ve notalara kattığı harmoni beni büyülerdi. Özellikle Supernatural albümünün bonus şarkısında çaldığı riffleri hayran bir şekilde dinlerdim. O basit üçerlik taramayla yaptığı hareketi sanki dünyanın en zor şeyiymiş gibi algılardım.
Daha sonra kuzenimin babası, gitara olan sevgisi dolayısıyla kuzenime bir klasik gitar aldı. O derslere giderken ben de ondan arada sırada gitarını ödünç alıp kendi kendime birşeyler çalmaya, kulağımın yatkınlığı sayesinde duyduklarımı yavaş yavaş çıkarmaya çalışırdım.
Derken 8. sınıf geldi çattı, Metallica ile tanıştım, Malmsteen ile, Jason Becker ile... Onların sololarındaki ustalık ve kalite beni akustik gitar almaya itti. İlk gitarıma o sene kavuştum. Kendimi evde geliştirdim. Sadece 1 ay, bir gitar kursuna gidip sonra oradan kaçıp uzaklaştım.
Her zaman için en iyi çaldığım şarkı Nothing Else Matters Elevator versiyonudur. E, yıllar boyunca hep o şarkıyı çalarsan her gitarı eline aldığında olacağı budur ;)
Lise 2 ye geçtiğimde artık bir elektro gitar alma zamanı geldiğini anlamıştım. Kuzenim de bir tane alacaktı o zamanlar ve bir akşam, üniversitede panayıra gittik. Bizim tanış olan gitar satan bir adam vardı orada. Dayım, kuzenim ve ben gidip orada gitarları incelerken dayım birden "hadi çocuklar size gitar alalım" dedi. Benim yüzümdeki ifadeyi siz tahmin edin. O akşam eve metalik kırmızı bir Washburn X-20 elektro gitarla döndüm. Mutluluktan uçuyordum. O gitarla bilgisayara bağlayıp çok şarkı çaldım. Hala odur gitarım.
Geçenlerde kendime sonunda Zoom G2 modeli bir efekt prosesör aldım. Harika bir cihaz, artık bilgisayara bağlamadan istediğim şeyi orijinal sesiyle çalıyorum. Size de öneririm eğer böyle şeylere meraklıysanız.
Her neyse, gitar benim hayatımda önemli bir şeydir. İki hobimden birisidir. Diğeri ise fotoğraftır ama o da başka bir zamana artık. Bırakn gitar sizi alsın o büyülü rifflerin diyarında size bir rüya yaşatsın dostlar. Eğer şarkının solo kısmında siz de gözlerinizi kapatıp telleri ve üzerinde gezen parmakları görüyorsanız, duygu selinde boğuluyorsanız, siz de benim gibi bir gitar adamısınız demektir.
Gitar dolu bir hayat dileğiyle...
Valla burak kardes gitar hangimizin sevgilisi degilki bende gitari Staind'in outside sarkisiyla sevmeye basladim.O ne melankolik, ne guzel bi sarkidir, dogru muyum?