Son günlerde kendi içimde yaşadığım fikir ayrılıklarından dolayı çok düşünüyorum, çok karşılaştırıyorum, çok tartıyorum.
Benim kendime göre bazı kurallarım var. Bu kuralların oluşmasının nedeni ben miyim, yoksa olaylar mı, bilemiyorum. Fakat bu kurallarım zaman içinde benim için bir yasa haline dönüştü adeta. Tıpkı hipotezlerin teorilere, teorilerin de yasalara dönüştüğü gibi.
Gel zaman git zaman, bu kurallara alışmış bir halde yaşarken, arada sırada kafamı kaldırıp bir bakıyorum ki çoğunluk (yani benim dışımda neredeyse herkes) bu kuralların dışında yaşıyorlar. Benim mutlu bir şekilde yaşadığım bu kurallar, çoğunluğun etkisinden dolayı bir süre sonra beni kuşkuya itti. Kendime bakıp, "acaba çok mu tersim?" dedim. Çünkü onlar benim sıkı sıkıya içinde bulunduğum bu düzenden çok uzak bir şekilde yaşıyorlardı. Ben de istiyordum onlar gibi yaşamayı ama hem korkumdan, çekingenliğimden, hem de kurallarıma sıkı sıkıya bağlı olduğumdan yapamıyordum bunu.
Sırf bu ikilemlerden dolayı mutsuzlaşıyorum, huysuzlaşıyorum, yüzüm asılıyor. Etrafımdaki insanlara belli etmemeye çalışıyorum ama bu ikilemler beni yiyip bitiriyordu. Sonunda kendi kendime yine bir fizibilite yaptım. Karşılaştırdım, şartları gözden geçirdim, neyin neden olduğunu ve nasıl olabileceğini düşündüm.
Sonunda anladım ki bunların hepsi bir kader meselesi. Onun ağ gibi örülmüş yol haritasında hayatımızı yaşarken bunları yaşamamız çok büyük bir planın küçük bir parçasıymış meğer. Yani bulunduğumuz durum çok da kötü değilken onu kötü görmek de bir kadermiş. Onlardan farklı olmak da bir kadermiş...
Kimileri öyle mutlu olurken kimileri de böyle mutlu oluyormuş. Kimileri mutlu olmamayı kader olarak almışlar omuzlarına. Sonra bu anladıklarımı sindirdim beynimin ortasındaki midede. Onu nöronların arasından geçirip iyice emdirdim, vitaminlerini dağıttım beynin tüm kıvrımlarına sonra da bana rahatsızlık veren tüm artıklarını boşalttım kafamdan; kurtuldum bütün o beni rahatsız eden fikirlerden.
Açıkçası arkadaşlar, hayatta bazı şeyleri kabul etmek lazım. Onları zorlamazsanız daha mutlu oluyorsunuz. Sizlere oturup elinizdeki ile yetinmenizi söylemiyorum, fakat daha fazlasını alacağım diye veya benden başka bir ben olacağım diye kasmanızı önermiyorum size. Çünkü bu sizi yanlızlığa mutsuzluğa itiyor. Devamlı yiyip bitiriyor sizi. Kendinizi sevin, kendinizi olduğu gibi kabul edin. Daha iyisi için çabalayın ama abartamayın...
Henüz bu yazıya yorum yapılmamış.