Yılbaşı mı? Pöhh...
İnsanlara bir hal oluyor yılbaşına doğru. Sanki yeni yıl gelince çok bir halt olacakmış gibi, insanlar büyük temenniler, pahalı hediyeler, çılgın partilerle girerler 1 Ocak'a.
Oysa bu gavur adeti para tuzağından, toplu bir saçmalıktan öte bir şey değil bence. Onca zaman millet parasını bu gece için biriktiriyor ve sonra hepsi bir anda PUFF!!! Aa, gitmiş! Nereye acaba? O kadar para, içkiye, yiyeceğe, çoğu zaman da verdiğiniz paraya değmeyecek hediyelere gitti.
Hadi onu da bırakın, millet 5 den 1 e saymak için eğlence mekanlarına yüzlerce YTL sayıyor ya, onlara çok gülüyorum. Gidiyorlar, girişe para veriyorlar. Garsona bahşiş, kapıdaki korumaya bahşiş, sokaktaki tinerciye bahşiş. Zaten onlara 100 dolar gitti bile. İçeriye giriyorlar, yılbaşında şampanya içmek istiyorlar. Gitti mi ona da 100 dolar (Minimum değer). Sonra yanındaki manita kendisinden tıkınacak birşeyler istiyor. Adam istiyor yiyecek, gitti 50 dolar. Tabi bunların hepsi minimum değerler.
Bir de bu kadar para verdiğiniz yetmezmiş gibi üstüne bir de tepinip yoruluyorsunuz. Hatta içkiyi fazla kaçırıp ortamda kusmuk şov yapıyorsunuz adeta. Manita sizi terk ediyor! Alın size eğlence. Tamam belki bazı yerlerde olayları dramatize ederken abartmış olabilirim ama sonuç olarak tek bir sözüm var: "Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste"
o son sözün ne alaka birader ya senin ahını mı aldılarki yani nedir bu düşmanlık anlamadımki parası olan istediği gibi savura savura harcar kardeşim sana ne yani burak !